Allah Bilir.de Siz bilemezsiniz

Allah Bilir.de Siz bilemezsiniz
Etiketler Allah Bilir.de Siz bilemezsiniz
ilahi Allah Bilir.de Siz bilemezsiniz
Kategori guzel-sozler
Bu ilahi 1565 Kez dinlenmiştir
Yazar ilahi dinle

Allah Bilir.de Siz bilemezsiniz Hakkında Detaylar

Allah Bilir.de Siz bilemezsiniz,Güzel Bir Hikaye.İnsanlar kendilerini iyi ve hatasız başkalarını kusurlu görmeye meyillidir. Ancak kimin nasıl iman ettiği, ne kadar doğru yaptığı, cennetlik veya cehennemlik olup olmadığı sadece Allah’ın takdirindedir.Allahım ön yargıdan uzak merhametli vicdanlı insanlarla karşılaştırsın.Amin..Allahım bize de dua edecek hayırlı insanlar karşımıza çıkartsın , Kerametin kimde olduğunu hiç kimse bilemez insanların derinliklerinde kopan fırtınaları da.

 

İMAN TERAZİSİ YOK

 

İmanı tartan bir terazi yoktur. Müslümanım diyene, hayır değilsin diyemeyiz. Elimizdeki değnekle imanı az veya çok olanları sıralayamayız. Günün birinde sahabeden Hz. Osman bin Maz'un vefat eder. Peygamberimiz (s.a.v.) eşi için ağlayan Ümmi A'la'nın şöyle dediğini duyar: "O artık bir kuş gibi cennettedir." Bunu duyunca Peygamberimiz (s.a.v.) hemen döner ve ikaz eder: "Sen nereden biliyorsun onun cennete uçup gittiğini? Vallahi ben bile Osman'ın nereye gittiğini bilemem. Ben bile bana ve size ne yapılacağını bilemem." Kimse cenneti mezarında hazır beklemesin, kimse de kendini cehennemin odunu görmesin. 

Çünkü kalplerin anahtarı, Yüce Allah'ın elindedir. Bizim hiç gibi gördüğümüz, Allah'ın katında çok kıymetli olabilir.

 

Harika Bir Öykü..

 

Onu Da Sen Ağırla.

Günahkâr bir adamdı, ayık gezmezdi. Bütün bir köy halkı yaka silkiyordu adamdan, ' ölse de, kurtulsak ' diyorlardı.

Bir karısı vardı bu adamın, bir de kendisi. Hiç çocukları olmamıştı. Köy halkı böyle bir adamın zürriyetinin olmadığına memnundu. Kadın ise, adamın haline üzülse de ses çıkarmazdı, çıkaramazdı. 

Otuz yıldır evliydiler, döverdi, kızardı, her gün biriyle kavga ederdi. Ama kocasıydı işte, evinin erkeği idi.

Adam iyice yaşlanmıştı artık. Öksürük nöbetleri uykusunu bölüyor, iki basamak merdiven çıksa nefes nefese kalıyordu, titreyen elleriyle sigarasını zor sarıyordu. 

İyice zayıflamıştı, zaten kısacık olan boyuyla bir çocuk gibi kalmıştı. Kadıncağız ellerini açıp dualar ediyor, 

' ahir ömründe olsun şu adamın hali biraz düzelsin ' diye yalvarıyordu Allah' a...

Adam bir sabah evden çıktı, fakat ertesi sabah oldu, dönmedi. Tan yeri ağarırken kadın aramaya çıktı kocasını. Kim bilir yine nerde sızıp kalmıştı! 

Köyün üst tarafındaki çeşmenin başına gitti önce, orada içerdi adam, bulamadı. Yakındaki tarlaları aradı, köyün dört bi yanına baktı, yoktu. 

Eve gelmiştir belki diye koşarak geri geldi, hayır, dönmemişti. Güneş inmek üzereydi, bir acele abdest aldı, namaz durdu. 

Duası bitmek üzereydi ki, kapının çalındığını duydu.

Kocasıydı gelen. Adamın yüzü sapsarı kesilmişti. Öksürüyordu, eliyle göğsünü işaret ediyordu. Kadın koluna girdi kocasının, güç-bela sedire kadar taşıdı. 

Uzandı adam, karısının yüzüne baktı, ağlıyordu. Doğrulmak ister gibi yaptı, hakkını helal et diyecekti, lafının sonunu getiremedi, başı yastığa düştü, ölmüştü...

Kadıncağız kocasının başında epey bir ağlayıp feryat etti. Biraz kendine gelince gözlerini sildi, yemenisini bağladı. 

Kalktı, imamın evine gitti.

- Hocam... Diyebildi hıçkırarak, bizimkisi...

Söyleyemiyordu, ama İmam Efendi durumu anlamıştı. Kadının yüzüne baktı, köylü ne der diye düşündü, bocaladı.

- O mendebur bir kez bile caminin kapısından içeri girmedi, kaldırmam onun cenazesini, deyip kapıyı kapadı.

Kahroldu kadın. Nereye gitsem, ne yapsam diye düşündü. Kimseleri yoktu ki, çaresiz eve döndü. 

Yıkadı kocasını, sandıktan çıkardığı beyaz bir çarşafa sardı, omuzuna aldı, mezarlığın yolunu tuttu.

Caminin köşesinden dönerken, muhtar ve köylülerin kendisine doğru gelmekte olduğunu gördü. 

Bir kez daha düğümlendi boğazı, cenazesi omuzundan kayarken, dizlerinin üzerine çöktü, ellerini yüzüne kapatıp ağlamaya başladı.

Hışımla yaklaştı muhtar:

- Onu nereye götürüyorsun, dedi, mezarlığa götüreyim deme sakın! Sağlığında biz çektik, bir de ölülerimiz çekmesin o herifin elinden...

Kadın gözlerini çarşafın üzerine dikmiş, öylece duruyordu. Birden bağırmaya başladı, delirmiş gibiydi sanki Kalabalık yanından korkuyla uzaklaşırken, cenazesini tekrar yüklendi, köyün dışına doğru yürümeye başladı.

Kan ter içinde kalmıştı kadın, artık adım atacak hali yoktu. Kendi kendine;

- Şuracığa gömeyim adamımı, dedi, kimseler rahatsız olmaz burada...

Tam o anda bir ayak sesi duydu, irkildi, bir çobandı gelen. Kadıncağız her şeyi olduğu gibi anlattı. Üzüldü çoban, gözleri doldu.

- Dert etme, dedi, ben yardım ederim sana.

Bir çukur kazıp cenazeyi gömdüler. Çoban başucunda durdu mezarın, ellerini açtı, dua etti. 

Birkaç çiçek buldu kadın, toprağın üstüne serpti. Çobana dualar ederek evine döndü. 

Yorulmuştu. 

Camın kenarına oturup uzaklara daldı. Uyuyup kaldı oracıkta.

Ertesi sabah imamın kapısını telaşla çaldı muhtar. Bir yandan tokmağı vuruyor, bir yandan da ' İmam Efendi, İmam Efendi...' diye bağırıyordu. İmam korkuyla açtı kapıyı.

- Bir rüya gördüm, dedi muhtar, hocam o berduş, o serseri adam Cennet' teydi. Bana gülüyor, hakkım sana bile helal olsun diyordu.

Rüyayı duyana imamın benzi attı, kendisi de hemen hemen aynı rüyayı görmüştü. 

' Gel hele, içeri gel...' demeye kalmadı ki, köyün delisini gördüler. 

Koşarak geliyor, bir yandan da bağırıyordu:

- Demedim mi ben, demedim mi size, rüyamda gördüm, rüyamda...

Birkaç köylü daha benzer rüyalar gördüğünü söyleyince, kadının yanına gitmeye karar verdiler. Özür dileyecek, kendilerini affettirmeye çalışacak, bu arada işin aslını öğreneceklerdi. Bir şeyler olmuştu ama neydi?

Eve vardıklarında kapıyı açan kadın şaşkındı. Kapıyı yüzlerine kapatacak oldu, yapamadı. Gelenler olan biteni anlatıp özür diledi, cenazeyi nereye defnettiğini, neler olduğunu sordular. 

Kadıncağız her şeyi anlattı, can kulağı ile dinlediler ve çobanı bulmaya karar verdiler.

Bir yandan yürüyor bir yandan da aralarında konuşuyorlardı; ' bu çoban bir evliyaydı herhalde, belki de Hızır' dı, aslında ölen adam da o kadar kötü bir adam değidi.'

Tarif edilen yere geldiklerinde çoban koyunlarını otlatıyordu. Gelenleri görünce ayağa kalktı, ' hayırdır inşaallah ' dedi. Oturdu, onlara süt ikram etti, konuşmaya başladılar. 

Çoban söylenenlerden hiç bir şey anlamamıştı, cenazeyi nasıl defnettiklerini anlattı.

- Ben bir garip kulum, dedi; cenazeyi defnettik, başucunda oturup dua ettim sadece, hepsi bu...

Merakla nasıl bir dua ettiğini sordular, çoban da söyledi;

- Allah' ım, ben dağda koyunlarımı otlatırken kulların gelir yanıma, selam verirler. Senin selamınla gelen senin misafirindir der, ağırlarım. Süt ikram eder, azığımı paylaşırım. 

Şimdi de ben sana bir misafir yolluyorum, onu da sen ağırla...

 

Hayatta olabileceğiniz en güzel yer, bir Dua'nın içinde bulunmaktır

Yorumlar


Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap!

Yorum Yap

Sıradaki Parçalar

  • İNSANIZ - ADEM SEVGİ İNSANIZ - ADEM SEVGİ Hatasız kul olurmu insanız illa ki yanlışlarımız olur. Önemli olan hatalarımızın fark ına varmak ve düzeltmeye çalışmaktır, İnsanız ,insani tevbe, vicdan, merha
  • ankara ilahi grubu ankara ilahi grubu ankara ilahi grubu ilahi dinle ankara ilahi grubu ilahi sözleri ankara ilahi grubu ilahileri sözleri ilahisi dinle indir Ben bir yüzü karayım ilahisi sözleri E
  • anlamlı namaz sözleri anlamlı namaz sözleri anlamlı namaz sözleri Namaz, Müslümanlar için en önemli ibadetlerden biridir. Namaz kılmak, Allah a yakınlaşmak, günahlarından arınmak ve manevi huzur bulmak iç
  • muhammed ilhan ilahileri muhammed ilhan ilahileri Muhammed İlhan İlahi Sözleri en güzel muhammed ilhan ilahileri dinle bedava indir ilahisi sözleri ilahi albumu muhammed ilhan ilahilerini dinle ilahi dinle muha
  • Oğuzhan Çağlayan - Yaradanım Oğuzhan Çağlayan - Yaradanım Yolunda olmak ne güzel. Ne olursan ol yine gel, sözünde olduğunda gibi hatalara düşer, yanılırız, gaflet e düşür ama yinede aklımız başına gelince hmen tevbe ye
  • İsmail Önül - Gören Anlatsın İsmail Önül - Gören Anlatsın İsmail Önül - Gören Anlatsın ilahi sözleri,İsmail Önül İlahileri İsmail Önül - Konyevidir Benim Şeyhim İsmail Önül - Nurundan Muhammed İsmail Önül - Demedim
  • Sedat Uçan Haydi Namaza Sedat Uçan Haydi Namaza Sedat Uçan Müsaden Varmı Albümünden Güzel Bir İlahi Sedat Uçan Haydi Namaza ilahi sözleri Haydi namaza Gel artık Allah a Huzur burada Dua et Yaradan a Haydi Na
  • abdurrahman önül en güzel karışık ilahileri abdurrahman önül en güzel karışık ilahileri abdurrahman önül en güzel karışık ilahileri dinleyin Abdurrahman Önül - En Güzel İlahiler Sözleriyle Abdurrahman Önül İlahi Sözleri sayfasında Abdurrahman Önül
  • Ela göze toprak dolar - Cemal Akçil Ela göze toprak dolar - Cemal Akçil Ela göze toprak dolar - Cemal Akçil ilahi sözleri Ela gözler toprak dolar Gonca güller elbet solar Eşin dostun yalan ağlar Tenin toprak olur birgün Eşin dostun
  • ölüm ilahisi sözleri ölüm ilahisi sözleri Cemal Kuru Ölüm Anı dinle indir uyan musluman en güzel ölüm ilahisi sözleri Ölüm Var İlahisini Dinle indir Cenaze ilahileri sözleri Ölüm var ölüm ilahi sözler